Sağlık sektöründe yeni bir sorun ortaya çıktı: Bazı hastalar kan transfüzyonu sırasında COVID-19 aşısı olmuş bağışçılardan gelen kanı kullanmak istemiyor. Bu durum, hayati önem taşıyan tıbbi işlemlerde tehlikeli gecikmelere yol açıyor.
Kan bankalarında donör kanları aşı durumuna göre ayrılmadığı için, hastaların bu özel talepleri karşılanması oldukça zor hale geliyor. Sağlık uzmanları, aşılanmış kişilerden alınan kanın tamamen güvenli olduğunu ve böyle bir ayrım yapılmasına bilimsel bir gerekçe bulunmadığını vurguluyor.
Bu eğilim özellikle acil durumlarda sorun teşkil ediyor. Hayat kurtarıcı kan transfüzyonlarının gecikmesi, hastaların sağlık durumunu riske atabilir. Ayrıca sağlık sisteminde ek iş yükü ve kaynak israfına da neden oluyor.
Tıp camiası, kan transfüzyonlarında en önemli faktörün kan grubu uyumluluğu ve kan güvenliği testleri olduğunu, aşı durumunun ise kan kalitesini etkilemediğini hatırlatıyor. Bu tür tereddütlerin bilimsel verilerle değil, yanlış bilgilerle besleniyor olabileceği değerlendiriliyor.