Travmatik bir olay yaşadığımızda, sadece psikolojik değil aynı zamanda biyolojik düzeyde de derin izler bırakabiliyor. Yeni bir araştırma projesi, bu izlerin genlerimiz üzerinde nasıl oluştuğunu ve travma sonrası stres bozukluğunun (TSSB) moleküler temellerini anlamaya odaklanıyor.
Bilim insanları, 5 yıllık kapsamlı bir çalışma ile beynin amigdala bölgesindeki epigenetik değişimleri mercek altına alıyor. Epigenetik, gen dizilimini değiştirmeden genlerin nasıl açılıp kapandığını kontrol eden mekanizmalardı. Araştırmacılar, tek bir travmatik deneyimin nasıl kalıcı bir 'moleküler hafıza' oluşturduğunu keşfetmeye çalışıyor.
Bu çalışmanın en heyecan verici yanı, travmanın genler üzerindeki fiziksel işaretlerini anlayarak, gelecekte bu işaretleri tersine çevirme olasılığını araştırması. Eğer başarılı olursa, TSSB tedavisinde köklü bir değişim yaşanabilir.
Proje, anksiyete bozuklukları alanında epigenetik farklılıkları ortaya çıkarmayı hedefliyor. Böylece hem travmanın biyolojik etkilerini daha iyi anlayacağız hem de yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağız.