"çok modlu algı" için 1809 sonuç bulundu
× Aramayı temizle
Arama Sonuçları
1809 haber
Yapay zeka modelleri insan yüz algısının sırrını çözmeye yaklaşıyor
Stanford araştırmacıları, insan beyninin yüzleri nasıl algıladığını anlamak için altı farklı yapay sinir ağı modelini karşılaştırdı. 864 katılımcıyla yapılan deneylerde, yüksek seviyeli ve değişmez yapıları öncelleyen modellerin (ters işleme, yüz tanıma veya nesne sınıflandırması ile eğitilmiş) insan yargılarına en yakın sonuçları verdiği ortaya çıktı. Araştırma, yüz algısının temelinde yatan hesaplamalı mekanizmaları aydınlatarak, hem bilişsel bilimler hem de yapay zeka teknolojileri için önemli ipuçları sunuyor.
arXiv (Nörobilim) · 1 gün önce
0
Beyin Nöronlarının Gelecekteki Aktivitelerini Tahmin Eden Yeni Test Platformu
Bilim insanları, beynin nasıl çalıştığını anlamak için nöronların gelecekteki aktivitelerini tahmin etmeye çalışıyor. Ancak şimdiye kadar bu tahminlerin ne kadar başarılı olduğunu ölçmek için kullanılan yöntemler yetersizdi. Araştırmacılar, SpikeProphecy adını verdikleri yeni bir test platformu geliştirerek bu sorunu çözmeyi hedefliyor. Bu platform, 89.800 nörondan toplanan gerçek beyin kayıtlarını kullanarak yapay zeka modellerinin performansını çok daha detaylı bir şekilde değerlendiriyor. Geleneksel yöntemler sadece genel bir başarı puanı verirken, yeni sistem zamansal doğruluk, mekansal desen hassasiyeti ve büyüklük-bağımsız hizalama gibi farklı boyutları ayrı ayrı analiz ediyor. Bu yaklaşım, beyin-bilgisayar arayüzlerinden nörolojik hastalıkların tedavisine kadar pek çok alanda kullanılabilecek daha etkili modellerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
arXiv (Nörobilim) · 1 gün önce
0
BioSEN: Hayvan Seslerini Temizleyen Yapay Zeka Sistemi Geliştirildi
Araştırmacılar, hayvan seslerini gürültüden arındırmak için özel olarak tasarlanmış BioSEN adlı yeni bir yapay zeka sistemi geliştirdi. İnsan konuşmasını iyileştirmeye odaklanan mevcut teknolojilerden farklı olarak, BioSEN hayvanların benzersiz ses özelliklerini anlayarak çalışıyor. Sistem, çok ölçekli dikkat mekanizması, harmonik yapıları yakalayan özel birimler ve hayvan seslerinin yanlışlıkla gürültü olarak algılanmasını önleyen enerji adaptif kapılar içeriyor. Üç farklı biyoakustik veri seti üzerinde yapılan testlerde, BioSEN en gelişmiş konuşma iyileştirme modellerinin performansına ulaşırken çok daha az hesaplama gücü kullanıyor. Bu gelişme, doğada yaşayan hayvanların seslerinin daha net kaydedilmesi ve analiz edilmesi açısından büyük önem taşıyor.
arXiv (Nörobilim) · 1 gün önce
0
Yapay Zeka Artık İnsanlar Gibi Sosyal Davranışları Anlayabiliyor
Mevcut video yapay zeka modelleri, insanların sosyal etkileşimleri nasıl algıladığını anlama konusunda yetersiz kalıyordu. Araştırmacılar, V-JEPA2 gibi gelişmiş modellerin bile sosyal video kliplerdeki insan benzerlikleri tahminlerinde basit metin modellerinden daha kötü performans gösterdiğini keşfetti. Bu sorunu çözmek için 'davranışsal geometrik denetim' adı verilen yeni bir yöntem geliştirildi. 250 doğal sosyal video klibinden toplanan 49.484 insan yargısı kullanılarak, yapay zeka modellerinin sosyal algısı önemli ölçüde geliştirildi.
arXiv (Nörobilim) · 1 gün önce
0
İnsanların Olasılık Algısındaki Sistematik Hata Çözülüyor
İnsanlar onlarca yıldır bilinen bir şekilde olasılıkları sistematik olarak yanlış algılıyor. Bu durum, düşük olasılıkları olduğundan yüksek, yüksek olasılıkları ise olduğundan düşük görmemize neden oluyor. Yeni araştırma, bu garip davranışın ardındaki nedeni Bayesci istatistik çerçevesinde açıklıyor. Beynimizin olasılık bilgilerini gürültülü sinyaller halinde kodladığını ve bu bilgiyi çözerken risk minimizasyonu stratejisi uyguladığını öne süren çalışma, bu sürecin neden ters-S şeklinde bir algı bozukluğu yarattığını gösteriyor. Araştırma, beynin 0 ve 1'e yakın değerlerde daha hassas kodlama yaptığını ve bu durumun karar verme süreçlerimizi nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.
arXiv (Nörobilim) · 1 gün önce
0
Yeni Yöntem Kuantum Kimya Hesaplamalarını Daha Hızlı ve Doğru Hale Getiriyor
Araştırmacılar, malzemelerin elektronik özelliklerini hesaplamak için kullanılan Møller-Plesset pertürbasyon teorisinde (MP2) karşılaşılan sonlu boyut hatalarını önemli ölçüde azaltan yeni bir yaklaşım geliştirdiler. MP2SS adı verilen bu yöntem, özellikle periyodik sistemlerde Coulomb çekirdek tekilliklerinden kaynaklanan hesaplama hatalarını düzelterek, daha az hesaplama kaynağıyla daha doğru sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Geleneksel yöntemlerde termodinamik limite ulaşmak için çok yoğun k-nokta ağları gerekiyordu, bu da hesaplamaları son derece pahalı hale getiriyordu. Yeni yaklaşım, üç farklı konfigürasyon sunarak farklı malzeme türleri için optimum çözümler sunuyor.
arXiv — Kimyasal Fizik · 1 gün önce
0
Aktif Kolloidal Parçacıklarda Yapı-Dinamik Ayrışması Keşfedildi
Araştırmacılar, kısa mesafede çekici ve uzun mesafede itici kuvvetlerle etkileşen kolloidal parçacıkların aktif süspansiyonlarında dikkat çekici bir fenomen keşfetti. Parçacıkların kendi kendine hareket etme kuvveti artırıldığında, sistemin yapısal geçişleri pasif durumda sıcaklık artışıyla görülenlere benzese de, taşıma özellikleri tamamen farklı davranış sergiliyor. Bu durum, aktivitenin parçacık mobilitesini artırırken yapıyı koruduğunu ve yapı ile dinamik arasında bir ayrışmaya yol açtığını gösteriyor. Brownian Dinamik simülasyonlarıyla elde edilen bu bulgular, kolloidal sistemlerin aktif ve pasif hallerinin beklenenden çok daha karmaşık bir ilişkiye sahip olduğunu ortaya koyuyor.
arXiv — Kimyasal Fizik · 1 gün önce
0
Kuantum Kimyasında Devrim: Yeni Matematik Yöntem Katı Maddelerin Elektronik Yapısını Çözüyor
Araştırmacılar, katı maddelerin elektronik yapısını hesaplamak için yenilikçi bir matematik yaklaşım geliştirdi. Açık korelasyonlu Gauss fonksiyonları temel alınan bu yöntem, periyodik sistemlerdeki elektronların davranışını daha doğru bir şekilde modelleyebiliyor. Geleneksel yöntemlerde büyük zorluklarla karşılaşılan çift kafes toplamları problemi, genelleştirilmiş bir açılım teoremi ile tek toplama indirgenmiş durumda. Bu matematiksel ilerleme, materyal biliminde ve kuantum kimyasında önemli uygulamalar vaat ediyor. Yöntemin doğruluğu, sonsuz uzunluktaki hidrojen zinciri üzerinde test edilmiş ve diğer çok-cisim yöntemleriyle uyumlu sonuçlar elde edilmiş. Bu gelişme, gelecekte daha karmaşık malzemelerin elektronik özelliklerinin anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
arXiv — Kimyasal Fizik · 1 gün önce
0
Yapay Zeka ile Protein Simülasyonlarında Çığır Açan Hessian Eşleştirme Yöntemi
Bilim insanları, protein gibi biyomoleküllerin davranışını simüle etmek için kullanılan yapay zeka tabanlı moleküler dinamik modellerinde devrim niteliğinde bir gelişme gerçekleştirdi. Geleneksel yöntemler sadece kuvvet eşleştirmesi kullanırken, yeni geliştirilen Hessian eşleştirme tekniği, moleküllerin enerji yüzeyinin eğriliği hakkında ikinci dereceden bilgileri de modele dahil ediyor. Bu yaklaşım, protein katlanması gibi karmaşık biyolojik süreçlerin çok daha doğru bir şekilde simüle edilmesini sağlıyor. Araştırmacılar, tam Hessian matrisini hesaplamadan stokastik Hessian-vektör çarpım eşleştirmesi kullanarak hesaplama maliyetini düşük tutmayı başarmış. Dokuz farklı hızlı katlanan protein üzerinde yapılan testlerde, yöntemin geleneksel force matching tekniklerine göre üstün performans gösterdiği kanıtlandı.
arXiv — Kimyasal Fizik · 1 gün önce
0
Füzyon Reaktörlerinde Helyum Kabarcıklarının Sırları Çözülüyor
Gelecekteki füzyon reaktörlerinin kalbi sayılan üretken battaniyelerde kritik bir sorun var: helyum kabarcıkları. Bu kabarcıklar, helyumun sıvı metallerde çok düşük çözünürlüğe sahip olması nedeniyle spontan olarak oluşuyor ve reaktör performansını olumsuz etkiliyor. Araştırmacılar, kurşun-lityum alaşımlarında helyum kabarcıklarının nasıl davrandığını anlamak için moleküler dinamik simülasyonlar kullandı. Çalışma, kabarcıkların kararlılığını kontrol eden arayüzey gerilimi ve yerel basınç dengesizliklerini detaylı olarak inceledi. Bu bulgular, füzyon enerjisinin ticari hale getirilmesi yolunda önemli bir adım teşkil ediyor.
arXiv — Kimyasal Fizik · 1 gün önce
0
Einstein'ın Özel Görelilik Teorisi Aslında Yalnız Bir Deha Eseri Değilmiş
Özel görelilik teorisinin doğuşunu inceleyen yeni bir araştırma, Einstein'ın 1905 tarihli çığır açan makalesinin aslında tamamen özgün bir çalışma olmadığını ortaya koyuyor. Lorentz, Poincaré ve Einstein'ın katkılarını 1895-1913 yılları arasındaki bilimsel bağlamda yeniden değerlendiren çalışma, Einstein'ın çalışmasının daha çok var olan problemlerin güçlü bir yeniden formülasyonu olduğunu gösteriyor. Araştırma, Lorentz'in 1904 çalışmasının Alman bilim çevrelerinde hızla yayıldığını ve Poincaré'nin görelilik ilkesini formüle etmedeki önemli rolünü vurguluyor. Bu bulgular, bilim tarihinin en önemli teorilerinden birinin gelişiminin, tek bir dehadan ziyade birikimli bir bilimsel sürecin ürünü olduğunu gösteriyor.
arXiv — Bilim Tarihi & Felsefesi · 1 gün önce
0