Arama · son güncelleme 5 sa önce
1-5 / 5 haber Sayfa 1 / 1
Nörobilim & Psikoloji
21 Jul

Online Flörtte 'Altın Oran': Profilinizde Ne Kadar Bilgi Paylaşmalısınız?

Çevrimiçi flört uygulamalarında profil biyografisi yazmak göründüğünden çok daha ince bir denge gerektiriyor. Yeni bir psikoloji araştırması, tanışma profillerinde paylaşılan kişisel bilgi miktarının eşleşme başarısını doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Araştırmacılar, ne çok az ne de çok fazla bilgi paylaşmanın —yani tam da 'Goldilocks' noktasının— en olumlu ilk izlenimi yarattığını keşfetti. Az bilgi paylaşan profiller gizemli görünse de ciddi ilişki arayışında olmadığı izlenimini verirken, aşırı ayrıntılı profiller potansiyel eşleşmeleri bunaltarak kaçırıcı bir etki yaratıyor. Orta düzeyde kişisel bilgi paylaşımı ise hem açıklık ve samimiyet sinyali veriyor hem de karşı tarafın merakını canlı tutarak sohbet başlatmak için alan bırakıyor. Bu bulgu, ilişki psikolojisi ve dijital iletişim alanlarının kesiştiği noktada önemli pratik çıkarımlar sunuyor; zira milyonlarca insanın artık romantik bağlantılarını çevrimiçi platformlar aracılığıyla kurduğu düşünüldüğünde, profil yazımının bilimsel temelleri giderek daha fazla önem kazanıyor.

PsyPost 0
Teknoloji & Yapay Zeka
7 Jul

Algoritma sizi 'ifşa' edebilir: Sosyal medya cinsel kimliği önceden açığa çıkarıyor

Sosyal medya algoritmalarının, kullanıcıların cinsel yönelimini veya cinsiyet kimliğini; kişi henüz bunu kendisine ya da çevresine açıklamamışken bile ortaya çıkarabileceği yeni bir araştırmayla gündeme geldi. Gender, Place & Culture dergisinde yayımlanan çalışma, bu olguyu 'algoritmik ifşa' kavramıyla tanımlıyor. Araştırmacılara göre dijital platformlar, bir videoyu beğenmek, bir içerik üreticisini takip etmek ya da belirli gönderilerde uzun süre vakit geçirmek gibi etkileşim sinyallerini analiz ederek kullanıcıların LGBTİ+ kimliğine dair çıkarımlarda bulunabiliyor ve buna göre kişiselleştirilmiş içerikler sunabiliyor. Bu durum, bireyin kendi iradesiyle ve kendi zamanlamasıyla gerçekleştirdiği 'çıkış yapma' sürecini algoritmaların adeta devre dışı bırakabileceğine işaret ediyor. Araştırma, mahremiyet, kimlik ve dijital gözetim tartışmaları açısından önemli sorular doğuruyor.

Phys.org — Sosyal Bilimler 0
Teknoloji & Yapay Zeka
22 Jun

Parmak İziniz Çalınsa Bile Artık Sıfırlayabilirsiniz

Biyometrik kimlik doğrulama sistemlerinin en büyük açmazı, çalınan bir parmak izi ya da iris verisinin bir şifreden farklı olarak bir daha değiştirilememesidir. Bu durum, biyometrik veri hırsızlığını özellikle tehlikeli kılmaktadır. Ancak International Journal of Computational Vision and Robotics dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu soruna köklü bir çözüm önerisi sunuyor. Çalışma, biyometrik verilerin şifrelenip dönüştürülerek saklandığı 'iptal edilebilir biyometri' adlı bir yaklaşımı ele alıyor. Bu yöntemde asıl parmak izi verisi doğrudan sistemde tutulmak yerine matematiksel bir dönüşüme tabi tutularak saklanıyor. Veri çalınması durumunda kullanıcı, tıpkı şifre sıfırlar gibi yeni bir dönüşüm parametresi seçerek kimliğini yeniden tanımlayabiliyor. Araştırmacılar bu yaklaşımın hem güvenlik hem de kullanıcı mahremiyeti açısından mevcut sistemlere kıyasla önemli avantajlar sunduğunu öne sürüyor. Yöntem henüz erken aşamada olsa da dijital kimlik güvenliği alanında umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.

TechXplore — Bilgisayar Bilimleri 0
Teknoloji & Yapay Zeka
21 Apr

Yapay Zeka ile Yüz Morflama Saldırılarını Tek Fotoğraftan Tespit Etme

Yüz tanıma sistemlerini aldatmak için kullanılan morflama saldırıları, pasaport güvenliğinden dijital kimlik doğrulamaya kadar birçok alanda ciddi güvenlik açıkları yaratıyor. Araştırmacılar, bu saldırıları tek bir fotoğraftan tespit edebilen yenilikçi bir yapay zeka sistemi geliştirdi. R-FLoRA adlı sistem, yüksek frekanslı görüntü analizi ile büyük ölçekli görsel transformatör teknolojisini birleştirerek, sahte yüz görüntülerindeki gizli izleri ortaya çıkarabiliyor. Bu gelişme, güvenlik sistemlerinin kandırılmasını önlemede önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

arXiv (CS + AI) 0
Teknoloji & Yapay Zeka
20 Apr

Yapay Zeka Çeviricilerin Yarattığı İletişim Paradoksu: Filter Babel Teorisi

Araştırmacılar, yapay zekanın her birimize özel içerik ürettiği bir gelecek senaryosunu inceliyor. Bu 'Filter Babel' adlı düşünce deneyinde, okuduğumuz, izlediğimiz hatta tanıştığımız kişiler bile AI tarafından kişiselleştiriliyor. Bu durum, herkesi kendi özel deneyim dünyasına çekerken, iletişimde ortak zemin kaybına yol açıyor. Wittgenstein'ın özel dil teorisini referans alan çalışma, AI çeviricilerin aracılık ettiği iletişimin kimlik oluşumu üzerindeki etkilerini sorguluyor. Bir yandan özel deneyim bireysel kimliğin temeliyken, diğer yandan ortak anlayış iletişimin vazgeçilmez koşulu. Bu çelişki, gelecekteki AI destekli iletişim sistemlerinin nasıl tasarlanması gerektiği konusunda önemli sorular ortaya çıkarıyor.

arXiv (CS + AI) 1