Arama · son güncelleme 4 sa önce
1-22 / 22 haber Sayfa 1 / 1
Teknoloji & Yapay Zeka
7 Sep

Yapay Zeka, Eğitim Almadan Yüz Güzelliği Algısı Geliştiriyor

Yeni bir araştırma, yapay sinir ağlarının herhangi bir ön eğitim almaksızın kendiliğinden yüz güzelliğine dair bir algı geliştirebildiğini ortaya koydu. Bu beklenmedik bulgu, estetik tercihlerin kökenine ilişkin önemli sorular doğuruyor. Bilim insanları, yapay ağların görsel bilgiyi işleme biçiminin, insan beynindeki temel algı mekanizmalarıyla benzerlik taşıdığını düşünüyor. Eğer güzellik algısı öğrenilmeden ortaya çıkabiliyorsa, bu durum estetik duygunun kültürel ya da deneyimsel değil, görsel sistemin yapısal özelliklerinden kaynaklandığına işaret ediyor olabilir. Araştırma, yapay zeka ile insan bilişi arasındaki köklü benzerliklere yeni bir pencere açarken, güzelliğin ne olduğu ve nasıl algılandığı sorusunu da yeniden masaya yatırıyor.

PsyPost 0
Teknoloji & Yapay Zeka
2 Sep

Yapay Zeka Kristal Yapıları Okuyamıyor mu? Yeni Test Yanıtlıyor

Görsel-dil modelleri bir görseli yanlış mı okuyor, yoksa doğru okuyup yanlış mı yorumluyor? Bu iki hatayı birbirinden ayırt etmek, yapay zeka değerlendirmelerinin en temel sorunlarından biri. Araştırmacılar, bu sorunu çözmek için 'render tavanı' adını verdikleri model bağımsız bir referans sistemi geliştirdi. Yöntem, bilinen nesnelerin bilgisayar ortamında yeniden oluşturulmasıyla elde edilen görselleri kullanıyor; böylece doğru cevap zaten baştan biliniyor. 2.160 kristal yapısı üzerinde test edilen bu yaklaşım, modelin her hatasının gerçekten modelden kaynaklandığını matematiksel olarak kanıtlıyor. On dört farklı görsel-dil modeli sınanırken, modellere geometrik bilgi metin olarak verildiğinde performansları artıyor; ancak bu artış mevcut açığı tam olarak kapatmıyor. Üstelik dil bileşeni içermeyen, yalnızca görsel işleme üzerine eğitilmiş bir model, tüm görsel-dil modellerini geride bırakarak en yüksek skoru elde etti. Bu bulgu, büyük dil modellerine entegre görsel sistemlerin algı aşamasında ciddi zayıflıklar taşıdığına işaret ediyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Teknoloji & Yapay Zeka
1 Sep

Kuş Gibi Dallara Tutunan Drone: Dokunsal Kavrama ile Dinlenme Dönemi

Drone'lar genellikle sürekli havada asılı kalarak hem gürültü çıkarır hem de hızla batarya tüketir. Bilim insanları bu soruna ilham verici bir çözüm buldu: Kuşların dallara konması gibi, çevresindeki nesneleri tutarak dinlenebilen bir drone. Yeni geliştirilen sistem, kamera tabanlı görüntü işleme yerine dokunsal algılama teknolojisini kullanıyor. Bu sayede yağmur ormanları gibi karmaşık ve yoğun bitki örtüsüne sahip ortamlarda dahi drone, bir dala ya da yüzeye güvenle tutunabiliyor. Görsel sistemlerin yetersiz kaldığı karanlık, sisli veya dal-yaprak karmaşasının hâkim olduğu koşullarda dokunsal geri bildirim çok daha güvenilir sonuçlar veriyor. Drone'un kendi tutucu kolu da artık görüş alanını engellemiyor; çünkü sistem gözüne değil, parmak uçlarına güveniyor. Bu yenilik yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda sessiz izleme görevlerini de mümkün kılıyor. Özellikle vahşi yaşam gözlemi, çevre izleme ve hassas ekosistem araştırmaları için büyük bir potansiyel taşıyor.

TechXplore — Robotics 0
Nörobilim & Psikoloji
31 Aug

Yapay Sinir Ağları İnsan Zihnine Bir Adım Daha Yaklaştı

Derin sinir ağları (DNN) görsel dünyayı nasıl temsil ediyor? Bu soru, yapay zekayı insan bilişiyle ilişkilendirmeye çalışan araştırmacıların uzun süredir peşinde olduğu bir sorun. Yeni bir çalışma, 'ilişkisel bilgi damıtma' adı verilen bir teknikle eğitilen yapay sinir ağlarının, insan zihinsel temsillerine daha önce görülmemiş bir yakınlıkta ulaşabildiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, bu benzerliği sınamak için denetim gerektirmeyen bir karşılaştırma yöntemi olan Gromov-Wasserstein optimal taşıma (GWOT) analizini kullandı. Bu yöntem sayesinde, ağların nesne düzeyinde ince ayrıntılardaki hizalanmasını ve eğitim verisinden bağımsız insan gömme uzaylarına genellenebilirliğini test edebildiler. Sonuçlar umut verici: ilişkisel damıtma ile eğitilen modeller, standart modellere kıyasla insan algısına çok daha yakın bir temsil yapısı sergiliyor. Bu bulgu, yapay zeka modellerinin insan görsel sisteminin hesaplamalı bir modeli olarak kullanılabilirliğini güçlendiriyor ve yorumlanabilir yapay zeka araştırmalarına yeni bir ivme kazandırabilir.

arXiv (Nörobilim) 0
Nörobilim & Psikoloji
28 Aug

Kelebekler Eşlerini Nasıl Seçiyor? Beyin Devreleri Sırrı Çözüyor

Bilim insanları, Heliconius kelebekleri üzerinde yürüttükleri araştırmalarla eşleşme tercihlerinin arkasındaki sinirsel devreleri ve genetik mekanizmaları anlamaya çalışıyor. Bu tropikal kelebekler, renk desenlerini hem yırtıcılara karşı uyarı sinyali olarak hem de tür içi tanıma aracı olarak kullanıyor. Peki bir kelebek, binlerce farklı renk kombinasyonu arasından kendi türünden bir eşi nasıl ayırt ediyor? Araştırmacılar, bu sorunun yanıtının yalnızca görsel sistemle değil, renk tercihini şekillendiren özgün gen setleriyle de bağlantılı olduğunu düşünüyor. Heliconius türleri, yakın akraba olmalarına rağmen birbirinden çarpıcı biçimde farklı kanat rengi örüntülerine sahip olabiliyor. Bu durum, onları evrimsel süreçte eşleşme tercihlerinin nasıl şekillendiğini incelemek için ideal bir model organizma hâline getiriyor. Araştırma, nöroetoloji alanına önemli katkılar sunarak hayvan davranışlarının hem genetik hem de nörobilimsel temellerini bir arada ele alan nadir çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor.

The Transmitter 0
Nörobilim & Psikoloji
26 Aug

Beyin Canlıyı Görür: Aynı Görüntüde Gizlenen Algı Sırrı

İnsanlar bir nesneye ya da varlığa baktığında, zihin onu anında 'canlı' veya 'cansız' olarak sınıflandırır. Köpekler, filler gibi canlı varlıklar ile masa, bot gibi nesneler arasındaki bu ayrım; görsel algıdan belleğe, sosyal algıdan beyin organizasyonuna kadar pek çok bilişsel süreci derinden etkiler. Ancak bu alanda yapılan araştırmalar uzun süredir kritik bir sorunla boğuşmaktadır: Canlı ve cansız nesneler yalnızca anlamlılık bakımından değil, şekil, doku ve uzamsal frekans gibi görsel özellikler açısından da birbirinden ayrışır. Dolayısıyla beynin canlılığa mı yoksa bu görsel özelliklere mi tepki verdiğini ayırt etmek neredeyse imkânsızdır. eLife dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu sorunu zarif bir yöntemle aşmayı başardı. Araştırmacılar, 'görsel anagram' adı verilen yapay zeka destekli bir teknik kullandı. Bu teknik sayesinde yönüne göre tamamen farklı yorumlanan — kimi zaman canlı, kimi zaman cansız görünen — statik görüntüler oluşturuldu. Böylece alt düzey görsel özellikler sabit tutulurken yalnızca algılanan canlılık değiştirildi. Sekiz ön kayıtlı deneyle elde edilen bulgular, görsel sistemin düşük düzeyli ipuçlarının ötesinde canlılığı bağımsız bir kategori olarak temsil ettiğini ortaya koydu.

eLife Sciences 0
Fizik
20 Aug

Işığın Uluslararası Birimi Kandela Yanılıyor Olabilir

Neredeyse bir asırdır kullanılan ışık ölçüm birimi kandela, fotometrinin temel taşını oluşturuyor. Ancak yeni bir araştırma, kandeladan türetilen ölçümlerin renkli ışık kaynaklarının parlaklığını sistematik olarak yanlış değerlendirdiğini ortaya koyuyor. Dahası bu ölçümler, insan gözünün gerçekte ne algıladığından belirgin biçimde sapıyor. Günlük yaşamdan aydınlatma tasarımına, ekran teknolojilerinden trafik sinyallerine kadar pek çok alanda kullanılan bu birim, renkli kaynaklar söz konusu olduğunda güvenilirliğini yitiriyor olabilir. Araştırmacılar, sorunun kandelanın tanımının insan görsel sisteminin renklere verdiği karmaşık yanıtı tam olarak yansıtmamasından kaynaklandığına işaret ediyor. Bu bulgu, metrioloji alanında köklü bir tartışma başlatabilir ve uluslararası aydınlatma standartlarının yeniden gözden geçirilmesini gündeme getirebilir.

Phys.org — Fizik 0
Biyoloji & Yaşam Bilimleri
17 Aug

Maymunlar Dünyayı Nasıl Görür? Kategorileme Yetenekleri Sınandı

Yeni bir araştırma, maymunların görsel dünyayı nasıl sınıflandırdığını inceleyerek insanlarla ve yapay zeka sistemleriyle karşılaştırdı. Çalışmaya göre maymunlar, canlı-cansız ayrımı gibi evrensel kategorileri başarıyla öğrenip genelleyebiliyor. Ancak kültürel tanımlamalara dayanan kategorilerde ciddi biçimde zorlanıyorlar. Bu bulgular, maymunların görsel kategorizasyon yeteneklerinin yalnızca görüntülerle eğitilmiş yapay sinir ağlarına insanlardan çok daha yakın olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma, insan zihninin kültürel deneyim ve dil aracılığıyla kazandığı kategorileme becerilerinin ne kadar özgün olduğunu bir kez daha gündeme getiriyor. Evrimsel açıdan bakıldığında, doğal seçilimin şekillendirdiği görsel sistemlerin biyolojik açıdan anlamlı sınıflandırmalarda güçlü olduğu, ancak kültürün ürünü olan kavramsal sınırlara ulaşmakta yetersiz kaldığı anlaşılıyor.

eLife Sciences 0
Nörobilim & Psikoloji
13 Aug

Erken Deneyimler Zebrabalığının Retina Hücrelerini Yeniden Şekillendiriyor

Yeni bir araştırma, erken yaşam deneyimlerinin zebrabalığının retina hücrelerinde kalıcı değişikliklere yol açtığını ortaya koydu. Daha önce yalnızca beynin görsel işleme merkezlerinde gerçekleştiği düşünülen bir uyum mekanizması, bu çalışmayla birlikte gözün kendisinde de gözlemlendi. Sinir bilimciler, retinadaki bu plastisitenin yalnızca hücresel düzeyde kalmadığını, aynı zamanda hayvanın davranışlarını da etkilediğini saptadı. Bu bulgu, görsel sistemin nasıl geliştiğine dair köklü kabulleri sorguluyor ve erken görsel deneyimlerin beyin öncesinde, gözde bile iz bırakabileceğini düşündürüyor. Araştırma, nöroplastisite kavramının sınırlarını genişletmesi bakımından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

The Transmitter 0
Biyoloji & Yaşam Bilimleri
12 Aug

Saç Rengi ve Arka Plan Cilt Güzelliğini Nasıl Etkiliyor?

Cildin görünümü, yaş, sağlık ve çekicilik algısında belirleyici bir rol oynuyor. Peki bu algıyı yalnızca cildin gerçek durumu mu şekillendiriyor? Yeni araştırmalar, bunun çok daha karmaşık bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Bilim insanları, saç rengi ve arka plan renginin, cildin nasıl algılandığını önemli ölçüde etkilediğini keşfetti. Daha önce yapılan çalışmalar, kaş, göz ve dudak gibi yüz bölgelerinin komşu yüzeylerin renginden etkilendiğini göstermişti. Bu yeni araştırma ise bu etkiyi daha geniş bir perspektiften ele alarak saç rengi ve fotoğraf arka planı gibi faktörlerin de cilt algısını şekillendirebileceğini ileri sürüyor. Kontrast etkisi olarak bilinen bu fenomen, görsel sistemimizin çevresindeki renklerle karşılaştırma yaparak yüzü değerlendirmesine dayanıyor. Sonuçlar, güzellik ve yaşlanma araştırmaları açısından önemli ipuçları sunuyor; aynı zamanda kozmetik sektörü ve fotoğrafçılık gibi alanlarda pratik uygulamalara kapı aralıyor.

Phys.org — Sosyal Bilimler 0
Nörobilim & Psikoloji
3 Aug

Beynin Öğrenemediği Eşik: Titreşim Füzyon Frekansı Neden Değişmiyor?

Beynimiz deneyimlerle sürekli yeniden şekillenir; yeni beceriler öğrenir, algılarımız antrenmanla gelişir. Ancak görsel sistemimizde öyle bir eşik var ki, ne kadar çalışırsanız çalışın onu değiştiremiyorsunuz: Kritik Titreşim Füzyon Frekansı (KTFF). Bu eşik, titreyen bir ışığın gözümüze sürekli yanıyor gibi görünmeye başladığı noktayı tanımlar ve yetişkinlerde şaşırtıcı biçimde sabit kalır. Yeni bir derleme çalışması, KTFF'nin beyin plastisitesinin nerede bitip sabit sinirsel sınırların nerede başladığını gösteren bir işaretçi olup olamayacağını sorguluyor. Araştırmacılar, aynı kortikal yollar üzerinden işlenen mekansal yeteneklerin antrenmanla kolayca geliştiğini, buna karşın zamansal işlemedeki bu eşiğin neden dirençli kaldığını anlamaya çalışıyor. Önerilen çerçeve, bu sınırın tek bir düzeyde değil; retinadan talamusa, oradan görsel kortekse uzanan çok katmanlı bir mimarinin birleşik kısıtlamalarından doğduğunu ileri sürüyor. Çalışma aynı zamanda bu hipotezi sınamak için somut yanlışlanabilirlik kriterleri de ortaya koyuyor; bu yönüyle salt teorik bir öneri olmaktan çıkıp deneysel nörobilim için test edilebilir bir çerçeve sunuyor.

arXiv (Nörobilim) 0
Nörobilim & Psikoloji
22 Jul

Beynin Görsel Haritası Yapay Zeka ile Çözülüyor: Merkez mi, Çevre mi?

Primat görsel sisteminde, gözün tam merkezine (fovea) karşılık gelen beyin bölgeleri yüz tanıma ve okuma gibi ince görevlerde uzmanlaşırken, çevresel görüşe karşılık gelen bölgeler sahne algısında öne çıkıyor. Bu 'eksantrisite yanlılığı' olarak bilinen düzenlenmenin nereden kaynaklandığı uzun süredir tartışma konusuydu: Bu yapı doğuştan mı geliyor, yoksa günlük görsel deneyimlerden mi şekilleniyor? Yeni bir araştırma, bu soruyu yapay sinir ağları aracılığıyla test etti. Araştırmacılar, gerçek insan görüş deneyimlerinden elde edilen egosantrik video ve göz izleme verilerini kullanarak ResNet-18 modellerini eğitti. Modeller, yalnızca foveal alan, yalnızca çevresel alan ve nörobilimsel dönüşüm uygulanmış çevresel alana karşılık gelen görüntü kırpmaları üzerinde öz-denetimli öğrenme yöntemiyle (SimCLR) çalıştırıldı. Sonuçlar, eksantrisite kısıtlamalarının modellerin hem görev performansını hem de insan beynindeki temsil yapısıyla uyumunu etkilediğini ortaya koydu. Bu bulgular, görsel korteksteki işlevsel uzmanlaşmanın büyük ölçüde doğal görsel deneyimlerden beslenebileceğine işaret ediyor; yani beyin, gördüklerimizden öğrenerek kendini optimize ediyor olabilir.

arXiv (Nörobilim) 1
Nörobilim & Psikoloji
20 Jul

Primat Beyninin Hareket Merkezi İçin Dev Veri Seti: STSBench

Bilim insanları, primat görsel sisteminin uzamsal ilişkileri ve hareketi işleyen dorsal akışını anlamak için büyük bir adım attı. STSBench adıyla sunulan yeni veri seti, Rhesus maymunlarının binlerce doğal videoyu izlerken kaydedilen 2.000'den fazla tekil nöronun aktivitesini içeriyor. Bu rakam, mevcut dorsal akış veri setlerine kıyasla yaklaşık 50 kat artış anlamına geliyor. Görsel korteksin ventral akışı, nesne tanımada yapay sinir ağlarıyla başarıyla modellenmişti; ancak hareket ve mekânsal algıdan sorumlu dorsal akış için benzer modeller, veri yetersizliği nedeniyle geride kalmıştı. STSBench, bu boşluğu doldurmayı ve dorsal akış nöronlarının yapay zeka modelleriyle karşılaştırmalı olarak test edilmesine zemin hazırlamayı hedefliyor. Araştırma, beyin ile yapay görme sistemleri arasındaki köprüyü güçlendirebilecek önemli bir katkı sunuyor.

arXiv (Nörobilim) 0
Teknoloji & Yapay Zeka
16 Jul

Görünmez Drone Gerçek Oldu: Phantom Twist Gözlerden Kaçıyor

Northwestern Üniversitesi'nden robotik araştırmacılar, insan gözünün neredeyse seçemediği bir drone geliştirdi. 'Phantom Twist' adı verilen bu insansız hava aracı, Sydney'de düzenlenen RSS 2026 konferansında tanıtıldı. Sıradan bir quadrotor drone'a kıyasla görsel olarak tespit edilmesi yaklaşık on kat daha zor olan bu araç, hesaplamalı tasarım yöntemleriyle hayata geçirildi. Drone'ların tipik olarak dikkat çekmesinin iki temel nedeni var: Sinir bozucu yüksek sesleri ve doğaya aykırı görünen hareketleri. Phantom Twist ise son derece hızlı dönme hareketi sayesinde uçuş sırasında insan görsel sistemini adeta kandırıyor ve görünmez hale geliyor. Bu gelişme, gizli gözetleme, doğa gözlemi ve hassas insansız operasyonlar gibi alanlarda önemli uygulamalara kapı aralayabilir. Araştırmacılar, bu sonuca ulaşmak için drone'un fiziksel formunu ve hareket dinamiklerini bilgisayar destekli optimizasyon teknikleriyle yeniden tasarladı.

IEEE Spectrum — Robotics 1
Teknoloji & Yapay Zeka
16 Jul

Saniyede 25 Kez Dönen İnsansız Hava Aracı Görünmez Hale Geliyor

Araştırmacılar, görsel gizlilik sağlamak için alışılmadık bir yöntem geliştirdi: saniyede 25 kez kendi ekseni etrafında dönen bir drone. Bu hızda dönen araç, insan gözü tarafından net biçimde algılanamıyor ve yalnızca bulanık bir leke olarak görünüyor. Peki bu nasıl mümkün? İnsan görsel sistemi belirli bir hız eşiğinin üzerindeki hareketleri net şekilde işleyemiyor; dönen nesne adeta 'görsel gürültüye' karışıyor. Tasarım, geleneksel gizlilik teknolojilerinden farklı olarak elektronik karıştırma ya da kaplama malzemesi kullanmıyor; tamamen fiziksel bir yanılsama üzerine kurulu. Ancak geliştiriciler önemli bir sınırlamayı açıkça kabul ediyor: Drone görsel olarak tespit edilmesi güç hale gelse de çıkardığı ses nedeniyle kolayca fark edilebiliyor. Bu durum, teknolojinin şu aşamada tam anlamıyla bir 'gizlilik' çözümü sunmadığını ortaya koyuyor. Yine de konsept, özellikle görüntü işleme sistemlerini ve kameraları yanıltmaya yönelik uygulamalar açısından ilgi çekici bir potansiyel taşıyor. Askeri ve sivil alanlarda insansız hava araçlarının kullanımının hızla artması, bu tür yenilikçi yaklaşımları daha anlamlı kılıyor.

New Scientist 0
Nörobilim & Psikoloji
16 Jul

Beyin Hareketleri Nasıl Tanır? Duruş Sınıflandırır, Hareket Yeniden Kurar

İnsanlar, karmaşık ve gürültülü görsel girdilerden bile hareketleri kolaylıkla tanıyabilir. Peki beyin bunu nasıl başarıyor? Yeni bir araştırma, günlük aktivitelerin sınıflandırılmasında hangi görsel bilginin belirleyici olduğunu sistematik biçimde inceledi. Araştırmacılar, MoVi veri setinden alınan 16 farklı günlük aktivite videosunu üç farklı hareket analizi stratejisiyle karşılaştırdı. Sonuçlar oldukça çarpıcı: Bir hareketi tanımlamak için en kritik bilgi, bedenin genel duruşu yani ortalama uzamsal konfigürasyonuydu. Hareketin dinamikleri ise aktiviteyi zihinsel olarak yeniden inşa etmek için daha belirleyici bir rol üstleniyordu. Bu bulgu, insan görsel sisteminin hareket algısında duruş ve dinamikleri birbirinden bağımsız ancak tamamlayıcı biçimde işlediğine işaret ediyor. Çalışma, nörobilim ve yapay zeka alanlarının kesişiminde önemli bir katkı sunarak hem beyin modellerine hem de hareket tanıma algoritmalarına yeni bir perspektif kazandırıyor.

arXiv (Nörobilim) 0
Nörobilim & Psikoloji
9 Jul

Modern Mimari Gözlerimizi ve Beynimizi Yoruyor

Yeni bir araştırma, modern yapay çevrelerin neden görsel rahatsızlık yarattığını nörolojik düzeyde açıklıyor. Düz çizgiler, keskin köşeler ve tekdüze geometrik desenlerle dolu kentsel ortamlarda zaman geçirmenin beyin üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı uzun süredir tartışılıyordu. Ancak bu çalışma, söz konusu rahatsızlığın öznel bir his olmadığını, somut nörolojik temellere dayandığını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, insan yapımı ortamlardaki belirli geometrik örüntülerin görsel kortekste aşırı yüklenmeye yol açtığını saptadı. Doğal ortamlarda fraktal benzeri, tekrarlayan ama çeşitlilik gösteren yapılar beyin tarafından daha verimli işlenirken, modern mimarideki yapay ve monoton geometri görsel sistemin gereğinden fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum yorgunluk, baş ağrısı ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bulgular, nörobilim ile mimarlığın kesiştiği 'nöromimari' alanına önemli katkılar sunuyor ve gelecekteki kentsel tasarım anlayışını yeniden şekillendirebilir.

Neuroscience News 0
Nörobilim & Psikoloji
30 Jun

İnsan Gibi Gören Yapay Zeka: Meta-Öğrenme Beyin-Makine Uçurumunu Kapatıyor

İnsan görsel algısını taklit etmeye çalışan yapay sinir ağları şimdiye kadar kayda değer başarılar elde etmiş olsa da insan beyniyle aralarındaki derin uçurum bir türlü kapatılamamıştı. Yeni bir araştırma, bu farkın önemli bir nedenini ortaya koyuyor: mevcut ağlar tek ve sabit bir hedefe göre eğitilirken insan görsel sistemi, karşılaşabileceği sayısız farklı göreve esnek biçimde uyum sağlamak zorundadır. Araştırmacılar bu esnekliğin, "öğrenmeyi öğrenmek" olarak da bilinen meta-öğrenme mekanizmasından kaynaklandığını öne sürüyor. Modeli insan verisiyle doğrudan eğitmek yerine, görüntüleri yüksek düzey kavramlarla ilişkilendiren binlerce çeşitli görev üzerinde bir dizi model eğittiler. Sonuçlar dikkat çekici: bu yaklaşımla elde edilen temsiller, insanların benzerlik yargılarını, soyut kural öğrenimini ve görsel korteksin yüksek düzey bölgelerinin aktivasyonlarını çok daha iyi tahmin edebiliyor. Araştırma, yapay zekanın insan bilişine yaklaşmasında mimari değişikliklerden ziyade eğitim felsefesinin ne denli belirleyici olduğunu gözler önüne seriyor.

arXiv (Nörobilim) 0
Nörobilim & Psikoloji
18 Jun

Gözler Titrerken Dünya Neden Hâlâ Durgun Görünür?

İnsan gözü, sabit bakışlar sırasında bile saniyede yüzlerce kez küçük titreşimler yapar. Bu titreşimler retina üzerindeki görüntüyü sürekli kaydırmasına rağmen biz etrafımızdaki sabit nesneleri yerinde, hareket eden nesneleri ise gerçekten hareket ediyormuş gibi algılarız. Peki beyin bu karmaşık durumu nasıl çözüyor? On yılı aşkın sürede yürütülen bir dizi psikofizik deneyi, görsel stabilizasyon mekanizmasının sandığımızdan çok daha karmaşık işlemler içerdiğini ortaya koyuyor. Araştırmacılar, retinadaki sinyallerin belirli hesaplamalı adımlardan geçirilerek bu stabilizasyonun sağlandığını ileri sürüyor. Bulgular, hem kamera görüntü sabitleme sistemlerinden hem de evrimsel açıdan en basit çözüm olarak beklenenlerden belirgin biçimde ayrışıyor. Bu çalışma, insan görsel sisteminin ne denli sofistike bir nöral mimari üzerine kurulu olduğuna dair önemli ipuçları sunuyor.

arXiv (Nörobilim) 0
Nörobilim & Psikoloji
17 Jun

Kırmızı, Yeşil, Mavi, Sarı: Eşsiz Renklerin Sırrı Doğada Saklıymış

İnsan gözünün diğer renklerin karışımı olarak algılamadığı dört 'eşsiz ton' — kırmızı, yeşil, mavi ve sarı — yüzyıllardır bilim insanlarının merakını uyandırıyor. Bu renklerin neden özel hissettirdiğinin beyin anatomisindeki karşılığı bir türlü netleşememişti. Yeni bir çalışma ise bu soruya şaşırtıcı bir yanıt sunuyor: söz konusu renklerin ayrıcalığı, beynin yapısından değil, doğal dünyanın istatistiksel örüntülerinden kaynaklanıyor olabilir. Araştırmacılar, 503 adet kalibre edilmiş doğal görüntü üzerinde göz retinasındaki koni hücrelerinin tepkilerini simüle etti. Elde edilen veriler, renklerin üç boyutlu uzayda son derece Gauss-dışı bir dağılım sergilediğini ortaya koydu; yani bazı renk yönleri diğerlerine kıyasla çok daha sık ve belirgin biçimde öne çıkıyor. Araştırmacılar daha sonra bu veriyi seyrek kodlama (sparse coding) adı verilen bir hesaplama modeliyle işledi. Bu model, sinir sisteminin bilgiyi olabildiğince az 'kaynak' kullanarak nasıl verimli temsil ettiğini taklit ediyor. Sonuçlar, modelin kırmızı-yeşil ve mavi-sarı zıtlıklarını kendiliğinden ürettiğini gösterdi. Başka bir deyişle, eşsiz tonlar evrimsel ya da rastlantısal bir tercih değil; doğal görsel çevrenin yapısına verilen hesaplama açısından en verimli yanıt olabilir.

arXiv (Nörobilim) 0
Teknoloji & Yapay Zeka
20 Apr

Yapay Zeka Görsel Sistemlerinde Ücretsiz Güven Sinyali Keşfedildi

Araştırmacılar, grafik kullanıcı arayüzlerinde nesne konumlandırma yapan yapay zeka sistemlerinde yeni bir güven ölçütü keşfetti. 'Zoom tutarlılığı' adı verilen bu yöntem, sistemin adım adım yakınlaştırma işlemi sırasında ürettiği ara tahminleri değerlendirerek, sonucun ne kadar doğru olduğunu tahmin edebiliyor. Bu keşif, farklı yapay zeka modellerinin performansını karşılaştırmak için ortak bir ölçüt sunuyor ve ek hesaplama maliyeti gerektirmiyor. İki farklı model üzerinde yapılan testlerde, zoom tutarlılığının tahmin doğruluğuyla anlamlı bir korelasyon gösterdiği kanıtlandı.

arXiv (CS + AI) 0
Teknoloji & Yapay Zeka
20 Apr

Yapay zeka ajanları benzer 'dünya modelleri' geliştiriyor

Farklı bakış açılarından aynı ortamı gözlemleyen yapay zeka ajanları, birbirleriyle hiç koordinasyon kurmadan şaşırtıcı derecede benzer içsel temsiller geliştiriyor. Meta AI araştırmacıları, Social-JEPA adını verdikleri çalışmada iki ayrı ajanın dünya modellerinin geometrik olarak birbirine dönüştürülebilir olduğunu keşfetti. Bu durum, gelecekteki gözlemleri tahmin etmeye odaklanan öğrenme süreçlerinin temsil geometrisi üzerinde güçlü düzenleyici etkiler yarattığını gösteriyor. Bulgular, merkezi olmayan görsel sistemler arasında hafif bir birlikte çalışabilirlik yolu öneriyor ve bir ajanda eğitilmiş sınıflandırıcının diğerine ek gradyan adımları olmadan taşınabilmesini mümkün kılıyor.

arXiv (CS + AI) 0