Arama · son güncelleme 3 sa önce
1-24 / 354 haber Sayfa 1 / 15
Fizik
Yeni

Kuantum Hesaplamalarda Devrim: RPA Enerji Hesabı Artık 8 Kat Daha Hızlı

Yoğunluk fonksiyonel teorisi (DFT), modern kuantum kimyasının bel kemiğini oluşturuyor. Ancak bu teorinin en hassas bileşenlerinden biri olan rastgele faz yaklaşımı (RPA) korelasyon enerjisinin hesaplanması, devasa matris işlemleri gerektirdiğinden büyük sistemlerde son derece pahalı bir işlem haline geliyor. Bir grup araştırmacı, bu sorunu çözmek için gerçek uzayda çalışan yeni bir algoritma geliştirdi. Yöntem; büyük matrisleri doğrudan oluşturmak ya da ayrıştırmak yerine, Lanczos dörtbent integrasyon tekniğini kullanarak bir matris fonksiyonunun izini hesaplıyor. Üstelik RPA korelasyon enerji yoğunluğunun uzayda pürüzsüz bir yapıya sahip olduğunu keşfeden araştırmacılar, hesaplamayı kaba bir ızgara üzerinde yapıp ardından ince ızgaraya interpolasyon uygulayarak hesaplama maliyetini dramatik biçimde düşürmeyi başardı. Bu yaklaşım, hesaplama ön çarpanında 8 kata varan bir azalma sağlıyor. Yöntem, SPARC adlı elektronik yapı yazılım paketiyle hayata geçirildi ve hem doğruluğu hem de mevcut düzlem dalga tabanlı yöntemlerle uyumu başarıyla test edildi. Paralel hesaplamaya son derece yatkın yapısı sayesinde bu algoritma, büyük ölçekli malzeme simülasyonlarının önündeki hesaplama engellerini aşmada kritik bir araç olma potansiyeli taşıyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Kimya
Yeni

Kuantum Hesaplama, Plastik Üretim Katalizörlerini Çözüyor

Polietilen ve polipropilen gibi plastiklerin üretiminde kritik rol oynayan metalosen katalizörleri, kimyacılar için uzun süredir zorlu bir hesaplama problemi oluşturuyordu. IBM ve ortaklarından araştırmacılar, bu sorunu aşmak için kuantum bilgisayarlarla klasik hesaplama yöntemlerini bir araya getiren hibrit bir yaklaşım geliştirdi. Çalışmada, 1-hekzen üretiminde kullanılan titanyum bazlı metalosen katalizörünün reaksiyon mekanizması incelendi. Bu tür reaksiyonlarda ürün seçiciliğini doğru tahmin edebilmek için serbest enerji farklarının 1 kcal/mol'den daha hassas hesaplanması gerekiyor; bu da mevcut yöntemler için son derece zorlu bir eşik. Araştırmacılar, 'Örnek Tabanlı Kuantum Köşegenleştirme' (SQD) adı verilen kuantum-klasik hibrit yöntemi, 'Özelleştirilmiş Eşleşik Küme' (TCC) teorisiyle birleştirdi. Bu kombinasyonda SQD statik korelasyonu, TCC ise dinamik korelasyonu hesaplıyor. Sonuçlar umut verici: SQD tek başına yeterli hassasiyete ulaşamazken, SQD-TCC bileşimi pratik olarak erişilebilir aktif uzaylarda bile kimyasal doğruluğa yakın sonuçlar üretebildi. Bu gelişme, kuantum bilgisayarların henüz tam olgunluğa erişmeden bile endüstriyel kimya problemlerine katkı sunabileceğini göstermesi açısından önemli bir adım sayılıyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Teknoloji & Yapay Zeka
1 gün önce

Kuantum Bilgisayarların Gerçek Gücünü Ölçmenin Yolu Bulundu

Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarların üstesinden gelemeyeceği problemleri çözme potansiyeli taşısa da farklı sistemlerin birbirine kıyasla ne kadar 'işe yarar' olduğunu belirlemek araştırmacılar için uzun süredir büyük bir zorluk olmuştu. Bir kuantum bilgisayarın ham hesaplama kapasitesi, onun gerçek dünya problemlerinde ne kadar etkili olacağını her zaman yansıtmıyordu. Kübitlerin sayısı ya da hata oranları gibi teknik metrikler, sistemler arasında anlamlı bir karşılaştırma yapmak için tek başına yeterli gelmiyor. Araştırmacılar şimdi bu soruna yanıt üretebilecek yeni bir değerlendirme çerçevesi geliştirmiş görünüyor. Bu yaklaşım, farklı kuantum sistemlerinin pratik görevlerdeki performansını standart bir ölçüt üzerinden kıyaslamayı mümkün kılıyor. Böyle bir standardın hayata geçirilmesi yalnızca akademik öneme sahip değil; kuantum teknolojisine milyarlarca dolar yatırım yapan şirketler ve hükümetler açısından da hangi sistemlerin gerçekten ileriye taşındığını anlamak kritik bir öncelik haline gelmiş durumda.

New Scientist 0
Fizik
1 gün önce

Kuantum Hesaplamada Devrim: Operatör Grafikleri Bir Kez Derleniyor, Defalarca Kullanılıyor

Kuantum kimyasında kullanılan sürekli üniter dönüşümler, bir Hamiltonyen'in katsayıları değiştikçe aynı cebir işlemlerini tekrar tekrar yapmayı gerektiriyor. Yeni bir yaklaşımda araştırmacılar, bu cebirsel ilişkileri yalnızca bir kez sayısal bir operasyon grafiğine derleyerek farklı sistemlere kolayca uygulanabilir hale getiriyor. Söz konusu grafik diske kaydedilip sonraki hesaplamalar için yeniden kullanılabiliyor; yeni katsayı setleri, ek operatörler veya türev hesaplamaları için sıfırdan yeniden üretilmesi gerekmiyor. Yöntem, hem CPU hem de GPU üzerinde ileri ve geri yönlü hesaplamaları destekliyor. Yaklaşımın etkinliği, indirgenmiş bir moleküler model üzerinde hidrojen ve döteryum parametreleriyle ayrı ayrı test edilerek gösterildi; her iki uygulama da aynı derlenmiş grafik kullanılarak gerçekleştirildi. Yöntemin en büyük zorluğu ise derleme aşaması: çok cisimli cebir, sayısal hesaplama başlamadan önce yüz milyonlarca katkı terimi üretebiliyor. Araştırmacılar bu sorunu, gereken depolama alanını önceden hesaplayıp katkıları doğrudan disk destekli nihai yapıya yazarak aşıyor. 350 milyonun üzerinde katkı içeren büyük ölçekli bir stres testinde bu yaklaşımın uygulanabilirliği başarıyla kanıtlandı.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Kimya
1 gün önce

Kuantum Gömme ile Manyetik Moleküllerin Hesabı Artık Çok Daha Hızlı

Tek-iyon mıknatıslar (SIM'ler), yüksek yoğunluklu veri depolama ve kuantum hesaplama alanlarında büyük potansiyel taşıyan moleküler yapılardır. Ancak bu malzemelerin manyetik davranışlarını, özellikle de spin-fonon etkileşimini ve manyetik gevşeme süreçlerini bilgisayar ortamında doğru biçimde tahmin etmek, son derece yoğun hesaplama gücü gerektirmektedir. Türkiye'deki ve dünyadaki araştırmacıların ilgisini çeken yeni bir çalışmada, bu hesaplama yükünü önemli ölçüde azaltabilecek bir yöntem kombinasyonu önerildi. Araştırmacılar, 'yoğunluk matrisi gömme teorisi' (DMET) ile 'tam aktif uzay öz-tutarlı alan' (CASSCF) yöntemini bir araya getirerek disproziyum bazlı tek-iyon mıknatısların manyetik özelliklerini ve spin-fonon etkileşim parametrelerini hesapladı. Buna ek olarak, molekülün yalnızca birinci koordinasyon küresine yakın bölgesini dikkate alan bir uzamsal kırpma stratejisi uygulandı. Sonuçlar oldukça çarpıcı: bu yaklaşım hesaplama maliyetini dramatik biçimde düşürürken, etkin enerji bariyeri ve gevşeme zaman ölçeğindeki hataları ihmal edilebilir düzeyde tutmayı başardı. Çalışma, daha büyük ve karmaşık manyetik moleküllerin simülasyonuna giden yolda pratik bir hesaplama çerçevesi sunuyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Kimya
1 gün önce

Yapay Zeka Geçiş Metali Bağ Enerjilerini Tahmin Ediyor

Kimyacıların uzun süredir uğraştığı zorlu bir problem olan geçiş metali-hidrojen bağ enerjilerinin doğru hesaplanması, yapay zeka destekli yeni bir kuantum hesaplama yöntemiyle önemli bir adım atıyor. Nöral ağ tabanlı varyasyonel Monte Carlo (NN-VMC) yöntemi, güçlü elektron korelasyonu, görelilik etkileri ve nükleer kuantum katkıları gibi karmaşık fiziksel olguları bir arada ele alarak LiH, OH, TiH ve NiH gibi moleküllerde bağ koparma enerjilerini hesaplıyor. Araştırmacılar, Psiformer adı verilen bir sinir ağı mimarisini temel alarak bu hesaplamaları gerçekleştirdi ve sonuçları kuantum kimyasının altın standardı kabul edilen CCSDT(Q)/CBS yöntemiyle karşılaştırdı. Basit sistemlerde iki yöntem arasındaki fark son derece küçük kalırken, titan gibi daha karmaşık geçiş metalleri için hesaplamaların doğruluğu ve verimliliği sorgulanmaya devam ediyor. Sonuçlar, yapay zeka tabanlı dalga fonksiyonu yaklaşımlarının geleneksel kuantum kimyası yöntemlerine ciddi bir rakip olabileceğine işaret etse de büyük ve elektronica karmaşık sistemlerde hâlâ aşılması gereken engeller bulunuyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Teknoloji & Yapay Zeka
2 gün önce

Yapay Zeka, Kuantum Hesaplamaları Hızlandırıyor: RS-CIDER Modeli

Malzeme bilimi ve hesaplamalı kimyada kritik bir sorun olan hibrit fonksiyonellerin yüksek hesaplama maliyeti, yeni bir makine öğrenmesi modeliyle aşılmaya çalışılıyor. RS-CIDER adı verilen bu model, HSE06 gibi ekranlanmış hibrit fonksiyonellerin sunduğu doğruluğu çok daha düşük hesaplama gücüyle elde etmeyi hedefliyor. HSE06, malzemelerin bant aralıklarını, yük lokalizasyonunu ve redoks enerjetiklerini yarı-yerel yaklaşımlara kıyasla çok daha iyi tanımlayabiliyor; ancak büyük ve periyodik sistemlerde bu hesaplamalar son derece maliyetli hale geliyor. RS-CIDER, kısa menzilli Hartree-Fock değişim terimini hem temel hal enerjilerini hem de tek parçacık enerji seviyelerini doğrudan eğiterek öğreniyor. Model, ölçek-değişmez yerel ve yerel olmayan yoğunluk tanımlayıcılarını bir arada kullanıyor ve pahalı değişim operatörünü açıkça uygulamadan öz-tutarlı biçimde hesaplanabiliyor. Moleküler reaksiyon enerjileri ve katı hal bant aralıkları başta olmak üzere farklı malzeme sınıflarında HSE06 ile yakın uyum sergilediği gösterilen RS-CIDER, hesaplamalı malzeme tasarımında önemli bir hız kazanımı sağlayabilir.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Teknoloji & Yapay Zeka
3 gün önce

Kuantum Bilgisayarlı Mikroskop: Daha Az Elektron, Daha Fazla Bilgi

Bilim insanları, elektron mikroskobu ile kuantum bilgisayarı birleştirerek mikroskopinin sınırlarını zorluyor. Bu yeni yaklaşım, her bir elektrondan elde edilebilecek bilgi miktarını önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Geleneksel elektron mikroskoplarında numuneler, görüntü elde etmek için yüksek yoğunluklu elektron bombardımanına maruz kalır; bu durum hassas biyolojik veya kimyasal örneklerin zarar görmesine yol açabilir. Kuantum destekli yeni sistemde ise çok daha az elektron kullanılarak aynı ya da daha iyi kalitede görüntü elde etmek mümkün olabilecek. Kuantum hesaplamanın sunduğu üstün veri işleme kapasitesi sayesinde, zayıf sinyallerden bile anlamlı bilgiler çıkarılabiliyor. Bu gelişme özellikle kırılgan numunelerin incelenmesi gereken tıp, malzeme bilimi ve biyoloji gibi alanlarda büyük bir adım niteliği taşıyor. Araştırmacılar, bu iki güçlü teknolojiyi bir araya getirerek hem görüntü kalitesini yükseltmeyi hem de numune hasarını en aza indirmeyi amaçlıyor.

ScienceDaily 0
Fizik
4 gün önce

Ses Dalgaları Kuantum Bilgisayarların En Büyük Sorununu Çözebilir

Harvard Üniversitesi'nden araştırmacılar, kuantum bilgisayarların önündeki en kritik engellerden biriyle başa çıkmak için alışılmadık bir yöntem denedi: mikroskobik ses dalgaları. Kuantum sistemlerinde bilginin korunması, yani 'tutarlılık süresi' olarak bilinen zaman diliminin uzatılması, bu alandaki en büyük teknik zorluklardan birini oluşturuyor. Dış etkenlere son derece duyarlı olan kubitler, çok kısa sürede bozularak bilgiyi yitiriyor. Araştırma ekibi, elmas tabanlı bir kubiti sürekli mekanik titreşimlerle — yani fononlarla — sararak bu bozulma sürecini önemli ölçüde yavaşlatmayı başardı. Sonuç olarak tutarlılık süresi yaklaşık üç katına çıktı. Dahası, bu ses paketçiklerinin ilerleyen dönemde kuantum bilgisini hem iletmek hem de korumak için aynı anda kullanılabileceği öngörülüyor. Bu yaklaşım, ses temelli kompakt kuantum ağlarının tek bir çip üzerinde hayata geçirilmesine kapı aralıyor. Çalışma, kuantum hesaplama altyapısını daha dayanıklı ve ölçeklenebilir kılma yolunda somut bir adım olarak değerlendiriliyor.

ScienceDaily 0
Fizik
4 gün önce

Klasik Işıktan Kuantum Bilgisayar: Fizikçilerden Çığır Açan Yaklaşım

Kuantum bilgisayarlar, günümüz teknolojisinin üstesinden gelemeyeceği karmaşık problemleri çözme potansiyeli taşıyor. Ancak bu sistemlerin önünde büyük bir engel var: kuantum sistemleri son derece kırılgan bir yapıya sahip. Gürültü, enerji kayıpları ve en küçük dış etkenler bile bu sistemlerin hassas davranışını bozabiliyor. Üstelik çok sayıda kuantum parçacığından oluşan sistemler inşa etmek de başlı başına zorlu bir mühendislik meselesi. Fizikçiler şimdi alışılmadık bir yaklaşımla bu soruna farklı bir pencereden bakıyor: klasik ışığı, kuantum bilgi işleme görevlerini üstlenebilecek bir sisteme dönüştürmek. Bu yöntem, geleneksel kuantum donanımının kırılganlık sorununu aşmak için umut verici bir alternatif sunuyor. Araştırma, kuantum hesaplamanın yalnızca izole kuantum parçacıklarıyla değil, farklı fiziksel sistemlerle de mümkün olabileceğine işaret ediyor ve alanın sınırlarını yeniden sorgulatıyor.

Phys.org — Fizik 0
Kimya
5 gün önce

Ağır Elementler İçin Yeni Nesil Kuantum Hesaplama Araçları Geliştirildi

Kuantum kimyası hesaplamalarında kritik bir rol oynayan etkin çekirdek potansiyelleri (ECP), şimdiye kadar yeterince ele alınmamış ağır elementler için yeniden tasarlandı. Periyodik tablonun 5d ve 6p bloklarından hafniyum, osmiyum, cıva, talyum, polonyum, astatin ve radon gibi elementleri kapsayan bu çalışma, söz konusu elementlerin elektronik yapısını daha doğru ve verimli biçimde modellemenin önünü açıyor. Yeni geliştirilen yarı-yerel sözde potansiyeller, görelilik etkilerini, spin-yörünge etkileşimlerini ve elektron korelasyonunu aynı anda hesaba katacak şekilde optimize edildi. Üç farklı çözünürlük seviyesiyle sunulan bu mimari, hem küçük hem de büyük sistemlerin hesaplanmasında esneklik sağlıyor. Özellikle 68-çekirdekli ara bölümleme yaklaşımı, ccECP kütüphanesi için tamamen özgün bir tasarım olup hesaplama verimliliği ile fiziksel doğruluk arasındaki dengeyi daha önce denenmemiş bir biçimde kuruyor. Bu gelişme; ilaç tasarımı, kataliz ve malzeme bilimi gibi alanlarda ağır element içeren moleküllerin bilgisayar ortamında incelenmesini önemli ölçüde kolaylaştırabilir.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Fizik
6 gün önce

Kuantum Kontrolde Hassasiyeti Artıracak Yeni Atım Dizisi Yöntemi

Kuantum teknolojileri; tıptan iletişime, hesaplamadan algılamaya kadar pek çok alanda köklü dönüşümler yaratma potansiyeli taşıyor. Bu teknolojilerin temelinde, atom ve moleküllerin enerji durumlarının lazer atımlarıyla hassas biçimde kontrol edilmesi yatıyor. Ancak bu kontrol işlemi, kuantum sistemlerinin son derece kırılgan yapısı nedeniyle ciddi zorluklar barındırıyor. Araştırmacılar, kuantum durumlarını yönlendirmek için kullanılan lazer atımlarının dizilimini optimize eden yeni bir yöntem geliştirdi. 'Atım dizisi' adı verilen bu yaklaşım, kuantum sistemlerindeki hataları en aza indirerek kontrol hassasiyetini önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Kuantum hesaplama ve kuantum iletişim gibi alanlarda güvenilirliğin artırılması, bu teknolojilerin gerçek dünya uygulamalarına taşınması açısından kritik bir öneme sahip. Yeni yöntemin, mevcut kuantum kontrol tekniklerine kıyasla daha kararlı ve öngörülebilir sonuçlar ürettiği belirtiliyor.

Phys.org — Fizik 0
Fizik
6 gün önce

Kuantum İşlemleri 1000 Kat Hızlandı: Güvenilir Kuantum Bilişim Artık Daha Yakın

Kuantum bilgisayarlar, hesaplama dünyasında devrim yaratma potansiyeli taşısa da şimdiye kadar önlerindeki en büyük engel hata hassasiyeti oldu. Bir kuantum işlemi ne kadar uzun sürerse, dış etkenlerden kaynaklanan hesaplama hatası riski de o kadar artıyor. Ancak yeni bir araştırma, kuantum işlem hızını tam bin kat artırmayı başardığını ortaya koyuyor. Bu çarpıcı gelişme, kuantum sistemlerinin hataya karşı savunmasız kaldığı zaman penceresini dramatik biçimde daraltıyor. Daha hızlı işlemler, sistemin çevresel gürültüden etkilenmeden hesaplamayı tamamlayabilmesi anlamına geliyor; bu da kuantum bilgisayarların pratik kullanım için güvenilirliğini ciddi ölçüde artırıyor. Araştırmacılar, bu hız kazanımının yalnızca teorik değil, deneysel olarak da doğrulandığını vurguluyor. Güvenilir kuantum bilişime giden yolda önemli bir adım olarak değerlendirilen bu buluş, hem kriptografi hem ilaç keşfi hem de optimizasyon problemleri gibi alanlarda kuantum teknolojisinin kullanımını hızlandırabilir.

Phys.org — Fizik 0
Fizik
6 gün önce

Kuantum Hesaplamada Coulomb Operatörü İçin Hibrit Yaklaşım

Kuantum kimyası ve malzeme biliminin temel zorluklarından biri, elektronlar arasındaki elektrostatik etkileşimi (Coulomb etkileşimi) verimli biçimde hesaplamaktır. Araştırmacılar, bu hesaplamaların gerektirdiği Coulomb operatörünü gerçek uzayda inşa etmek için yeni bir hibrit yöntem geliştirdi. Yöntem, deterministik ve stokastik (rastlantısal) hesaplama tekniklerini akıllıca bir araya getiriyor. Uzun menzilli baskın etkileşimler, Chebyshev filtrelemesiyle elde edilen düşük boyutlu bir yaklaşımla kesin biçimde hesaplanırken, spektrumun kalan 'kuyruğu' az sayıda rastlantısal vektörle tahmin ediliyor. Bu iki katmanlı strateji, hem hesap süresini belirgin ölçüde kısaltıyor hem de sonuçların doğruluğunu koruyor. Yöntem, periyodik, bozulmuş ve periyodik olmayan üç boyutlu kafes yapılarında genişletilmiş Hubbard Hamiltonyeni üzerinde test edildi ve tutarlı sonuçlar verdi. Rastlantısal örneklemeden kaynaklanan sistematik hata ise jackknife düzeltmesiyle giderildi. Bu gelişme, yoğun madde fiziği ve hesaplamalı kimya alanlarında büyük ölçekli öz-uyumlu alan hesaplamalarını daha erişilebilir kılabilir.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Kimya
6 gün önce

Kuantum Hesaplamada Yeni Çığır: 'Multipole Splat' ile Daha Kararlı Potansiyeller

Kuantum mekaniği tabanlı malzeme simülasyonlarında kullanılan yoğunluk fonksiyonel teorisi (DFT), modern kimya ve malzeme biliminin temel araçlarından biri. Ancak bu yöntemin hibrit Hamiltonyanları, denge dışı durumları ve gerçek zamanlı dinamikleri modellerken sistematik hatalar üretiyor. Bunu aşmanın bilinen yolu, 'optimize edilmiş efektif potansiyeller' (OEP) ya da 'ters Kohn-Sham potansiyelleri' (IKS) kullanmak; fakat bu yöntemler sayısal kararsızlıkları nedeniyle pratikte pek uygulanamıyordu. Yeni bir çalışma, 'multipole splat' adı verilen deneme potansiyelleri sınıfını tanıtarak bu sorunu aşmayı hedefliyor. Bu potansiyeller, uzak mesafede doğru asimptotik davranışı matematiksel olarak garanti ederek inşa ediliyor. Araştırmacılar ayrıca OEP ve IKS problemlerini, makine öğrenmesinden tanıdık bir kavram olan 'Hamiltonian öğrenmesi'nin varyasyonel ve denetimli varyantlarına dönüştürerek çözümü standart orbital baz setleri üzerinden kararlı bir optimizasyon problemine indirgiyor. Bu yaklaşım, hibrit fonksiyonellerin yanıt özellikleri ve dinamik simülasyonlardaki zayıflıklarını giderme potansiyeli taşıyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Fizik
9 Sep

Kuantum Simülasyonunda Yeni Çözüm: Seyrek Dalga Fonksiyonları Artık Takip Edilebilir

Kuantum sistemlerinin zaman içindeki evrimini bilgisayarda modellemek, modern fiziğin en zorlu problemlerinden biri olmaya devam ediyor. Sinir ağı tabanlı kuantum durumları (NQS), yüksek dolanıklık kapasiteleri sayesinde bu alanda umut verici bir araç olarak öne çıkmıştı; ancak ciddi bir engelle karşılaşıyordu: başlangıç noktası olarak seçilen 'seyrek destekli' dalga fonksiyonları, yani uzayın yalnızca küçük bir bölgesinde yoğunlaşmış kuantum durumları, mevcut yöntemlerle doğru biçimde zaman içinde ilerletilemiyordu. Araştırmacılar, bu sorunu aşmak için 'enterpolasyon örnekleme' adını verdikleri yeni bir önem örnekleme yöntemi geliştirdi. Bu yaklaşımda örnekler, dalga fonksiyonu ile onun zaman türevi arasında enterpolasyon yapan bir dağılımdan çekiliyor. Yöntem, zamanla küresel bir varyasyonel ilkeyle birleştirilerek iki boyutlu enine-alan Ising modeli üzerinde sınanıyor ve son derece sivri başlangıç durumlarının bile başarıyla takip edilebildiği gösteriliyor. Bu gelişme, kuantum malzeme simülasyonlarından kuantum hesaplamaya uzanan geniş bir yelpazede önemli uygulamalara kapı aralıyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Fizik
9 Sep

Kuantum Bilgisayarda Su Molekülü: Hata Azaltma Teknolojisi Kimyayı Değiştirecek

Kuantum bilgisayarlar, kimyasal hesaplamalar için büyük umut vaat etse de mevcut donanımlardaki gürültü ve hatalar, elde edilen sonuçların güvenilirliğini ciddi ölçüde zayıflatıyor. Araştırmacılar, bu sorunu aşmak için QESEM adlı gelişmiş bir hata azaltma yöntemi geliştirdi. IBM'in Aachen kuantum işlemcisi üzerinde gerçekleştirilen bu çalışmada, su molekülünün potansiyel enerji yüzeyi hesaplandı. Ham kuantum işlemci sonuçları, gerçek değerden yaklaşık 500 mHa (miliHartree) sapma gösterirken, QESEM uygulandığında bu sapma dramatik biçimde azaldı. Yöntem, karakterizasyon tabanlı ve yansız bir yaklaşım benimseyerek diğer yaygın hata azaltma tekniklerinin aksine öngörülemeyen sistematik hatalardan kaçınıyor. Bu gelişme, kuantum hesaplamanın kimya ve malzeme bilimi alanlarında pratik kullanıma bir adım daha yaklaşması anlamına geliyor. Kimyasal doğruluk eşiğine ulaşmak, ilaç tasarımından malzeme geliştirmeye kadar pek çok alanda devrim niteliğinde uygulamaların önünü açabilir.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Fizik
9 Sep

Kuantum Hesaplamada Yeni Verimlilik: Klasik ve Kuantum Güçleri Bir Arada

Kuantum bilgisayarlar kimyasal sistemleri simüle etmede büyük potansiyel taşısa da mevcut yaklaşımlar ciddi bir israf içeriyor: Klasik bilgisayarlarla kolayca hesaplanabilecek enerji katkıları bile kuantum cihazında tekrar tekrar ölçülüyor. Araştırmacılar, bu sorunu çözmek için CASH-QSE adını verdikleri yeni bir hibrit yöntem geliştirdi. Bu yaklaşımda dalga fonksiyonunun klasik olarak hesaplanabilen kısmı standart bir kimyasal yöntemle (CASSCF) ayrı tutulurken, yalnızca gerçekten kuantum gücü gerektiren bileşenler kuantum donanımında işleniyor. Üstelik yöntem, hesaplama bileşenleri arasındaki istenmeyen doğrusal bağımlılık sorununu da ortadan kaldırıyor; bu sorun daha önce ölçüm hatalarını büyüterek enerji tahminlerini güvenilmez hale getirebiliyordu. Sonuç olarak enerji hesabı, ek örtüşme ölçümlerine gerek kalmadan sıradan bir Hermityen özdeğer problemi olarak çözülebiliyor. Bu gelişme, mevcut gürültülü kuantum donanımında daha güvenilir ve verimli moleküler enerji hesaplamalarının önünü açıyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Teknoloji & Yapay Zeka
9 Sep

Kuantum Üstünlüğü Gerçekten Sağlandı mı? Bilim Dünyasının Büyük Sorusu

2019 yılında kuantum hesaplamada 'kuantum üstünlüğü' iddiasıyla başlayan tartışma, bugün hâlâ tam olarak kapanmış değil. Bir fizikçi, yeni bir perspektif makalesinde bu soruyu doğrudan ele alıyor ve kuantum üstünlüğünün aslında elde edildiğini savunuyor. Yazara göre bugünkü durum, 1980'lerdeki Bell eşitsizliği ihlallerinin durumuna benziyor: Temel sonuç doğru, ancak bazı 'boşluklar' hâlâ kapatılmayı bekliyor. Bu boşlukların başında ölçeklenebilirlik ve doğrulanabilirlik geliyor. Yakında hayata geçirilmesi beklenen 100 mantıksal kübit kapasiteli yeni nesil kuantum bilgisayarları ise bu tartışmayı yeni bir evreye taşıyacak. Araştırmacı, bu yeni dönem için üç kritik kilometre taşı öneriyor: hata toleranslı kuantum üstünlüğünün gösterilmesi, simetri içeren rastgele devrelerle verimli biçimde doğrulanabilir üstünlük deneyleri ve son olarak klasik yöntemlerle doğrulanabilir, gerçek dünya uygulamalarına dayanan üstünlüğün kanıtlanması. Makale, kuantum hesaplama alanının nerede durduğunu ve nereye gittiğini anlamak isteyenler için önemli bir referans niteliği taşıyor.

arXiv — Bilim Tarihi & Felsefesi 0
Kimya
9 Sep

Kuantum Kimyasında Devrim: Hesaplama Maliyeti 6. Kuvvetten 4. Kuvvete İndi

Kuantum bilgisayarlarda kimyasal hesaplamaları daha verimli hale getirecek yeni bir matematiksel yaklaşım geliştirildi. Araştırmacılar, elektron korelasyonunu yakalamak için kullanılan 'transkorelatif' yöntemdeki en büyük hesaplama engelini aşmayı başardı. Bu yöntemde ortaya çıkan üç-cisim etkileşim terimini, iki-cisim kümülant yaklaşımıyla daha yönetilebilir bir forma dönüştürdüler. Pratik sonuç dikkat çekici: Kuantum bilgisayarların qubit yazmaçlarında depolanması gereken Pauli dizisi sayısı, orbital sayısının altıncı kuvvetinden dördüncü kuvvetine indi. Bu, özellikle çok-aktif-uzay (CAS) modellerinde büyük bir hesaplama tasarrufu anlamına geliyor. Yöntemin doğruluğu, HEAT set adı verilen standart kıyaslama veritabanındaki atomizasyon ve tepkime enerjileri üzerinde CCSD(T) düzeyinde test edildi. Sonuçlar, yapılan yaklaşımın kimyasal doğruluğu korurken hesaplama yükünü önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Bu gelişme, kuantum kimyası ile kuantum hesaplama arasındaki köprüyü sağlamlaştırıyor ve gelecekte daha büyük moleküler sistemlerin kuantum bilgisayarlarda simüle edilmesinin önünü açıyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Kimya
9 Sep

Kuantum Hesaplamalarda Bant Aralığı Sorununa Yeni Çözüm

Yoğunluk fonksiyoneli teorisi (DFT), malzeme biliminin bel kemiğini oluşturan bir hesaplama yöntemidir. Ancak bu yöntemdeki standart yaklaşımlar, yarı iletkenler ve yalıtkanlar için kritik öneme sahip olan 'bant aralığı' değerlerini sistematik olarak olduğundan küçük hesaplamaktadır. Bu hata, yeni malzemelerin tasarımında ciddi yanlış öngörülere yol açabilir. Bilim insanları şimdi bu sorunu aşmak için meta-GGA adı verilen gelişmiş işlevsel formları inceliyor. Bu yaklaşımlar, kinetik enerji yoğunluğu aracılığıyla yörünge bilgisini hesaba katarak daha doğru sonuçlar verebiliyor. Yeni çalışmada araştırmacılar, r²SCAN tipi fonksiyonellerin yapısını yönlendiren 'uygun normlar' uzayını sistematik biçimde tarayarak, tek elektron sınırı ile homojen elektron gazı sınırı arasındaki geçişi daha dengeli biçimde modelleyen yeni bir interpolasyon yaklaşımı geliştirdi. Bu yöntem; atomlaşma enerjileri, reaksiyon bariyer yükseklikleri, kafes sabitleri ve bant aralıkları gibi birbirinden farklı özelliklerde eş zamanlı olarak iyileştirilmiş performans sunmayı hedefliyor.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Kimya
9 Sep

Polimerizasyon Kinetiği Artık Kuantum Bilgisayarlarla Simüle Edilebilir

Polimer biliminin temel sorularından biri, zincir uzunluğu ve monomer dizilimi arttıkça moleküler ağırlık dağılımının nasıl değiştiğini tahmin etmektir. Ancak bu hesaplamalar klasik bilgisayarlar için son derece zorludur: özellikle kopolimerlerde, ayırt edilebilir tür sayısı zincir uzunluğuyla üstel olarak artar. Bu durum, yüksek moleküler çözünürlük ile hesaplama maliyeti arasında kaçınılmaz bir denge kurmayı gerektirmektedir. Araştırmacılar, bu soruna kuantum bilişim perspektifinden yeni bir çözüm önerisi sundu. Çalışmada, canlı polimerizasyon süreçlerini yöneten kinetiğin kuantum devreleri aracılığıyla simüle edilmesi için gerekli matematiksel yapılar — 'blok kodlama devreleri' — açık biçimde inşa edildi. Tek monomerli polimerizasyon ve iki monomerli kopolimerizasyon olmak üzere iki farklı model için bu yapılar başarıyla oluşturuldu. Çalışma, polimer bilimi ile kuantum hesaplama arasında köprü kurarak gelecekte malzeme tasarımı ve ilaç geliştirme gibi alanlarda daha hızlı ve doğru simülasyonların önünü açabilir.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Kimya
9 Sep

Kuantum Hesaplamalarda Yeni Atılım: Daha Verimli Atomik Yörünge Baz Setleri

Yoğunluk fonksiyonel teorisi (DFT), malzeme bilimi ve kimyada atomik ölçekte hesaplamalar yapmak için kullanılan en temel kuantum mekanik yöntemlerden biridir. Bu hesaplamaların kalitesi ve hızı, büyük ölçüde kullanılan matematiksel baz setlerine bağlıdır. Araştırmacılar, 'kesilmiş küresel dalgalar' adı verilen özel matematiksel fonksiyonları kullanarak sayısal atomik yörünge (NAO) baz setleri oluşturmak için yeni bir yöntem geliştirdi. Bu yaklaşım, hem moleküller hem de katı maddeler için daha doğru ve güvenilir hesaplamalar yapılmasını sağlıyor. Yeni yöntemin en önemli avantajı, periyodik görüntüler arasındaki istenmeyen etkileşimleri ortadan kaldırması ve daha geniş bir referans durumu yelpazesi kullanarak hesaplamaların farklı kimyasal ortamlara uyarlanabilirliğini artırmasıdır. Karşılaştırmalı testler, yöntemin moleküler ve kristal sistemlerin toplam enerjisi başta olmak üzere çeşitli fiziksel özelliklerini tatmin edici bir hassasiyetle hesaplayabildiğini ortaya koydu. Bu gelişme, büyük ölçekli malzeme simülasyonlarını daha erişilebilir ve güvenilir kılma yolunda önemli bir adım niteliği taşımaktadır.

arXiv — Kimyasal Fizik 0
Fizik
9 Sep

Helyum-3 ile Kuantum Bilgisayarlar Çok Daha Hızlı Olabilir

Kuantum bilgisayar teknolojisinde yeni bir tasarım yaklaşımı, beklenmedik bir elementden ilham alıyor: helyum. Lazerle soğutulup kontrol edilebilen en hafif atom olan helyum, özellikle helyum-3 izotopu, araştırmacılara daha hızlı tünel geçiş hızları ve daha kararlı kuantum sistemleri vaat eden özgün bir mimari sunuyor. Kuantum tünelleme, parçacıkların klasik fizikte aşmaları imkânsız olan enerji engellerini geçebilmesi olgusudur ve kuantum hesaplamanın temel yapı taşlarından birini oluşturur. Bu yeni çalışmada helyum-3'ün benzersiz fiziksel özellikleri sayesinde tünelleme hızlarının önemli ölçüde artırılabildiği gösterilmiş; bu da daha güçlü ve güvenilir kuantum işlemcilerin önünü açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Mevcut kuantum bilgisayar sistemlerinin en büyük sorunlarından biri, qubit'lerin çevresel gürültüye karşı son derece hassas olması ve hata oranlarının yüksek seyretmesidir. Helyum tabanlı bu yeni tasarımın bu kırılganlığı azaltma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Araştırma, kuantum donanımı geliştirme yarışında fizik dünyasından gelen taze bir soluk olarak öne çıkıyor.

Phys.org — Fizik 0