Bilim, sınır tanımaz denir. Oysa bilimsel üretimin görünür olduğu mecralar — saygın dergiler, uluslararası konferanslar, etkili akademik ağlar — hâlâ belirli coğrafyalara ve ekonomik güce göre şekilleniyor.

Şili başta olmak üzere Latin Amerika'daki nörobilim araştırmacıları, bu eşitsizliğin somut yüzüyle her gün yüzleşiyor. Bölgedeki bilim insanları özgün ve nitelikli araştırmalar üretiyor; ancak bu çalışmaları uluslararası arenada duyurmak için gereken maliyetleri karşılamak giderek zorlaşıyor.

Prestijli dergilerde yayın yapmak için talep edilen makale işlem ücretleri (APC), gelişmekte olan ülkelerdeki araştırmacıların bütçelerini aşıyor. Açık erişim modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu ücretler artmış olsa da ödeme gücü olmayan kurumlar için durum değişmedi; aksine yeni bir engel katmanı eklendi.

Konferanslar da benzer bir tablo sunuyor. Kayıt ücretleri, uçak biletleri ve konaklama masrafları dolar ya da euro cinsinden hesaplanırken, Latin Amerika'daki araştırmacıların gelirleri çok daha düşük kur değerli para birimleriyle ölçülüyor. Sonuç: Aynı kalitede araştırma yapan iki bilim insanından biri küresel platforma çıkabiliyor, diğeri çıkamıyor.

Bu durum yalnızca bireysel araştırmacıları değil, bilimin kendisini de etkiliyor. Küresel bilim literatürü, erişim engellerini aşabilen kurumların ve ülkelerin bakış açılarıyla şekillenmeye devam ediyor. Nörobilim gibi insan beynini ve davranışını inceleyen bir alanda bu çeşitlilik eksikliği, araştırmaların temsil gücünü doğrudan zayıflatıyor.

Çözüm önerileri arasında ücret muafiyeti programlarının genişletilmesi, bölgesel akademik ağların güçlendirilmesi ve uluslararası fon kuruluşlarının coğrafi eşitliği öncelik olarak benimsemesi yer alıyor. Ancak yapısal bir dönüşüm olmadan bu adımlar yüzeyde kalıyor.

Bilimsel yetenek gerçekten küresel. Peki bu yeteneğin dünya sahnesine taşınması için gereken fırsatlar da öyle mi? Henüz değil.