Birleşmiş Milletler, iklim biliminin uzun süredir işaret ettiği gerçeği artık açıkça dile getirdi: Küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5°C ile sınırlandırma hedefine ulaşmak artık mümkün görünmüyor.
Bu eşik, 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması'nın belki de en sembolik maddesidir. Bilim insanları yıllardır bu sınırın aşılmasının; şiddetli kuraklıklar, seller, mercan resiflerinin yok olması ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi geri dönüşü güç sonuçları beraberinde getireceğini vurguluyor.
BM'nin yeni değerlendirmesi yalnızca kötü bir haberin ilanı değil; aynı zamanda yeni bir sorunun yanıtını da arıyor: Sıcaklıklar bu eşiği aştıktan sonra ne yapılabilir? Rapor, bilim çevrelerinde 'aşım ve geri dönüş' (overshoot and return) olarak adlandırılan senaryoyu ilk kez bu ölçekte resmi bir çerçeveye oturttu. Bu senaryoya göre küresel sıcaklıklar bir süre 1,5°C'nin üzerinde seyredecek; ardından karbondioksit yakalama teknolojileri, ormansızlaşmanın durdurulması ve yenilenebilir enerjiye geçiş gibi müdahalelerle yeniden düşürülmeye çalışılacak.
Ne var ki bu yaklaşım tartışmasız değil. Eleştirmenler, 'aşım' kavramının normalleştirilmesinin hükümetleri acil önlem almaktan alıkoyabileceğini öne sürüyor. İklim değişikliğinden en çok etkilenecek ve en az sorumluluk taşıyan küçük ada devletleri ile düşük gelirli ülkeler ise BM'nin bu tutumunu derin bir hayal kırıklığıyla karşıladı.
Bilimsel açıdan bakıldığında, 1,5°C ile 2°C arasındaki fark yalnızca rakamsal değil; ekolojik ve insani sonuçlar bakımından devasa bir uçurumu temsil ediyor. Örneğin 2°C'lik bir artışta mercan resiflerinin yüzde doksanından fazlasının yok olması öngörülüyor; 1,5°C'de bu oran yüzde yetmiş civarında kalıyor.
BM'nin bu açıklaması, iklim müzakerelerinde yeni bir evreye girildiğinin habercisi sayılabilir. Artık tartışmanın odağı 'Bu hedefi tutturabilir miyiz?' sorusundan 'Hedefi kaçırdıktan sonra hasarı nasıl sınırlandırırız?' sorusuna kayıyor. Bu zihinsel dönüşüm, önümüzdeki iklim zirvelerinin gündemini derinden şekillendirecek gibi görünüyor.