Stanford Üniversitesi araştırmacıları, 3D mesh üretiminde devrim yaratabilecek yeni bir yapay zeka yaklaşımı geliştirdi. Text Encoded Extrusions (TEE) adı verilen bu sistem, büyük dil modellerini kullanarak 3D şekilleri tıpkı dijital sanatçıların yaptığı gibi katman katman inşa ediyor.
Geleneksel 3D mesh üretim yöntemleri, şekilleri polygon listeleri halinde tanımlarken, TEE sistemi bambaşka bir yaklaşım benimsiyor. Yüz extrusion dizilerini kullanarak mesh'leri adım adım inşa eden bu teknik, sanatçıların gerçek çalışma süreçlerini taklit ediyor. Bu doğal yaklaşım sayesinde sistem, keyfi sayıda yüze sahip çıktılar üretebiliyor ve tasarım gereği manifold mesh'ler oluşturuyor.
Araştırma ekibi, quadrilateral mesh kütüphanesini bileşen döngülerine ayırarak modeli eğitti. Bu döngüler, mesh'lerin yapı taşları olarak görülebiliyor. Büyük dil modeli, bu yapı taşlarını extrusion dizileri halinde yeniden birleştirme adımlarını öğrendi.
TEE'nin en önemli avantajlarından biri, öğrenilen extrusion dizilerinin mevcut mesh'lere de uygulanabilmesi. Bu özellik, sistemin sadece yeni mesh'ler üretmekle kalmayıp, mevcut 3D modelleri düzenlemesine de olanak tanıyor. Bu çok yönlülük, 3D tasarım iş akışlarında önemli kolaylıklar sağlayabilir.