Palomar Gözlemevi'nin 1949-1957 yılları arasında gerçekleştirdiği İlk Gökyüzü Taraması'ndan (POSS-I) elde edilen tarihi fotoğraf plakalarının analizi, uzay fiziği ve astronomi alanında yeni sorular ortaya çıkarıyor. VASCO projesi çerçevesinde yapılan çalışmalar, bu eski plakalar üzerinde 100.000'den fazla optik geçici cisim tespit etmeyi başardı.

Araştırmacılar daha önce, jeomanyetik fırtına yoğunluğu arttıkça bu geçici cisimlerin tespit oranlarının azaldığını gözlemlemiş ve bu durumu istatistiksel olarak anlamlı bulmuşlardı. Ancak bu bulguya yönelik önemli bir eleştiri vardı: manyetik fırtınaların atmosferdeki hava parıltısını artırarak fotoğraf plakalarının genel hassasiyetini düşürdüğü ve böylece sadece geçici cisimleri değil, tüm gök cisimlerinin tespitini zorlaştırdığı öne sürülüyordu.

Bu eleştiriyi test etmek için bilim insanları, Minnesota Otomatik Plaka Tarayıcısı kataloğundaki verileri kullandı. 638 farklı gözlem alanında tespit edilen yıldız sayılarını, Almanya GFZ Potsdam'daki manyetik fırtına şiddeti (Kp indeksi) kayıtlarıyla karşılaştırdılar.

Sonuçlar oldukça çarpıcıydı: manyetik fırtınaların şiddeti ile yıldız tespit sayıları arasında hiçbir anlamlı korelasyon bulunamadı. Bu durum, geçici cisimlerin tespit oranlarındaki azalmanın teknik bir problem değil, gerçek bir fiziksel fenomen olduğunu güçlü bir şekilde destekliyor. Bulgular, uzay ortamı ile gök cisimlerinin gözlenebilirliği arasındaki karmaşık ilişkileri anlamamız açısından önemli ipuçları sunuyor.