Salyangozlar, sırtlarında taşıdıkları kabuklarla sandığımızdan çok daha fazlasını saklıyor olabilir. Queensland Üniversitesi Çevre Okulu'ndan araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışma, salyangoz kabuklarındaki büyüme halkalarının geçmişteki hava koşullarına ilişkin değerli veriler içerdiğini gösterdi.

Araştırmada, Güneydoğu Queensland'deki Coalstoun Lakes Ulusal Parkı'ndan elde edilen bir Biggenden Bantlı Salyangoz (Figuladra bayensis) örneği incelendi. Kabuğun üzerindeki bantlar ve halkalar, salyangozun yaşamı boyunca maruz kaldığı çevresel koşulları yansıtıyor. Tıpkı ağaçların yıllık büyüme halkalarının kuraklık ya da bolluk dönemlerini kaydetmesi gibi, bu kabuklardaki yapılar da sıcaklık, nem ve yağış gibi değişkenleri kodluyor olabilir.

Ekibin en çarpıcı hipotezi, bu kabukların tarih öncesi siklonların izlerini taşıyabileceği yönünde. Eğer bu öngörü doğrulanırsa, salyangoz kabukları meteoroloji istasyonlarının var olmadığı dönemlere ait aşırı hava olaylarını yeniden kurgulamak için özgün bir araç haline gelebilir.

Bu tür paleoklimat çalışmaları, iklim bilimciler için son derece kıymetli. Geçmişe ait siklonların ne sıklıkla, hangi bölgelerde ve ne yoğunlukta gerçekleştiğini bilmek; bugünkü iklim modellerini iyileştirmek ve gelecekteki risk değerlendirmeleri yapmak açısından kritik bir temel oluşturuyor.

Araştırma aynı zamanda biyolojik arşivlerin ne denli çeşitli olabileceğini de gözler önüne seriyor. Mercan iskeletleri, buz çekirdekleri ve ağaç halkaları uzun süredir iklim proxy'si olarak kullanılıyor; salyangoz kabukları bu listeye eklenebilecek yeni bir aday olarak öne çıkıyor. Üstelik salyangozlar dünyanın pek çok bölgesinde yaşadığından, bu yöntem coğrafi açıdan da geniş bir uygulama potansiyeli taşıyor.

Çalışmanın önümüzdeki aşamalarında farklı türlerden ve bölgelerden elde edilen kabukların karşılaştırmalı olarak analiz edilmesi bekleniyor. Böylece yöntemin güvenilirliği sınanacak ve olası standart protokoller geliştirilebilecek.